Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejisinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı ve küresel iklim buluşmalarından biri olan COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda en üst düzey sponsorluk kategorisi olan ‘Master Partner’ olarak yer alacağını duyurdu.
Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 öncesi dijital dönüşüm çalışmaları sürerken, Türk Telekom’un 5G teknolojisiyle Ankara’dan Antalya’daki konferans alanına canlı bağlantı gerçekleştirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, bağlantı sırasında alandaki hazırlıklar hakkında bilgi aldı.
Ankara’daki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan gerçekleştirilen bağlantıyla Antalya’daki COP31 alanında yürütülen fiber internet, mobil iletişim ve dijital dönüşüm çalışmalarının son durumu değerlendirildi.
Türk Telekom, COP31’de “Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji” destekçisi olarak konferansın teknoloji altyapısını uçtan uca üstlenecek. Şirket aynı zamanda organizasyonda en üst düzey sponsorluk kategorisi olan “Master Partner” olarak yer alacak.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARINI DA COP31’E TAŞIYACAK
Türk Telekom, dijital altyapı çalışmalarının yanı sıra sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini de COP31 kapsamında öne çıkaracak. Şirket; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, akıllı şehir uygulamaları, yeşil şebeke teknolojileri ve dijital kapsayıcılık gibi alanlarda çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor.
Şirketin Sivas’ta devreye aldığı 128 MWp kapasiteli güneş enerjisi santralinin ardından Malatya ve Ağrı’daki yatırımlarla toplam yenilenebilir enerji kapasitesini 530 MWp’e çıkarmayı hedeflediği bildirildi. Türk Telekom ayrıca 2030’a kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı, 2050’de ise net sıfıra ulaşmayı hedefliyor.
Şahin, “Yarına Sözümüz Var” yaklaşımı doğrultusunda teknoloji gücünü sürdürülebilirlik hedefleriyle birleştirdiklerini belirterek, COP31’de üstlendikleri rolün Türkiye’nin teknoloji kapasitesini ve sürdürülebilirlik vizyonunu uluslararası alanda göstermesi açısından önemli olduğunu ifade etti.