Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi, 46 yıl evli kaldığı eski eşiyle birlikte oluşturdukları 655 müzik aletinin bulunduğu koleksiyondan pay isteyen kadının davasında ret kararını bozdu. Daire, erkeğin 1993’te yazdığı ve koleksiyona yarı yarıya sahip olduklarını kabul ettiğine ilişkin mektubun dikkate alınmasını istedi.
Yargıtay’dan 655 Parçalık Koleksiyon Davasında İkinci Bozma Kararı
1956 yılında evlenen çift, 2002’de boşandı. Erkek 2009’da hayatını kaybetti. Kadın ise evlilikleri sırasında birlikte oluşturduklarını öne sürdüğü 655 yöresel müzik aleti ile el yazması kitap ve belgelerden oluşan koleksiyonun, eski eşinin çocuğu tarafından satılmak istendiğini öğrenince yargıya başvurdu. Kadın, eski eşinin ölümünün ardından koleksiyonun kendisine haber verilmeden satışa çıkarılmak istendiğini belirterek, koleksiyonun yarısının kendisine ait olduğunun tespitini talep etti.
İLK KARARI YARGITAY BOZDU
Asliye Hukuk Mahkemesi, kadının koleksiyondaki eşyaların eski eşine ait olduğunu kabul ettiği 5 Aralık 1992 tarihli özel anlaşmayı gerekçe göstererek davayı reddetti. Davacı tarafın temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi, söz konusu anlaşmanın önceki boşanma davasından vazgeçilmesiyle geçerliliğini yitirdiğine dikkat çekti. Diğer deliller incelenmeden yalnızca bu anlaşmaya dayanılarak karar verilmesini hatalı bulan Daire, hükmü bozarak dosyayı yeniden yargılama yapılması için yerel mahkemeye gönderdi.
YEREL MAHKEME İKİNCİ KEZ RET KARARI VERDİ
Yeniden görülen davada tanıklar dinlendi. Mahkeme, kadının koleksiyondaki eşyalara özel ilgi gösterdiğine ilişkin tanık beyanı bulunmadığını, koleksiyonun birlikte oluşturulduğuna yönelik anlatımların ise genel nitelikte kaldığını değerlendirdi. Koleksiyonun ortaklaşa meydana getirildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava ikinci kez reddedildi. Davacı tarafın avukatı, bu kararı da temyiz etti.
İMZALI MEKTUP VE VEKALETNAME KARARDA ETKİLİ OLDU
Dosyayı ikinci kez inceleyen Yargıtay, yerel mahkemenin dosyadaki yazılı belgeleri yeterince değerlendirmediğini belirtti. İncelemede, erkeğin eşine 11 Şubat 1993’te yazdığı imzalı mektup ile 29 Ağustos 1990 tarihli vekaletnameye dikkat çekildi.
Mektupta yer alan, “Binbir emek ve masrafla meydana getirdiğimiz yarı yarıya sahip olduğumuz müşterek kütüphane ve çalgılarımız” ifadesinin yanı sıra vekaletnamede de erkeğin koleksiyonun yarısına sahip olduğunu belirttiği kaydedildi. Yargıtay, bu belgelerin tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilmesi sonucunda koleksiyonun çiftin ortak emeği ve maddi katkısıyla oluşturulduğunun anlaşıldığını belirtti. Kadının koleksiyona yaptığı katkının karşılığını para olarak talep edebileceğine işaret eden Daire, kararı ikinci kez bozarak dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderdi. Karar metninde, davacı kadının da hayatını kaybettiği bilgisi yer aldı.