Ayrıca Cem Hakko, Nilperi Şahinkaya, Evrim Akın, İzzet Çapa ve Berkay Tulumbacı gibi tanınmış isimlerin de köpekleriyle ilgili süreçlerde Güneş’ten destek aldığı ifade ediliyor.
Bir köpeğin yalnızca ne yaptığına değil, neden yaptığına bakmak…
Sait Emre Güneş’in köpek davranışları üzerine çalışmalarının temelinde bu yaklaşım bulunuyor. Yıllardır köpeklerle çalışan Güneş, geleneksel eğitim kalıplarının dışına çıkarak insan ile köpek arasındaki iletişimin daha geniş bir perspektiften değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Onun çalışma dünyasında “problemli köpek” tanımı yerine “anlaşılması gereken davranış” fikri öne çıkıyor.
Çünkü bir köpek durmadan havlıyorsa, insanlara karşı mesafeli davranıyorsa, evde yalnız kaldığında huzursuzlaşıyorsa veya sahibinin yanından hiç ayrılmıyorsa Güneş’e göre öncelikli soru, davranışı nasıl durduracağımız değil.
Öncelikli soru, bu davranışın neden ortaya çıktığı.
Köpeklerin kelimelerle konuşmadığı doğru. Fakat bedenleri sürekli mesaj veriyor.
Güneş çalışmalarında köpeklerin bakışlarını, beden pozisyonlarını, kulak ve kuyruk hareketlerini, çevreye verdikleri tepkileri ve insanlarla kurdukları mesafeyi dikkate aldığını belirtiyor.
Bu ayrıntıların bir araya getirilmesiyle köpeğin içinde bulunduğu durum hakkında daha kapsamlı bir değerlendirme yapılabileceğini savunuyor.
Bu nedenle onun eğitim anlayışında birkaç komutun doğru şekilde uygulanması tek başına yeterli görülmüyor.
Köpeğin günlük yaşamındaki davranışların tamamı bir bütün olarak ele alınıyor.

Sait Emre Güneş denildiğinde öne çıkan ifadelerden biri “Köpek eğitilmez, aile eğitilir.”
Bu cümle, onun yaklaşımındaki insan faktörünü ortaya koyuyor.
Güneş’e göre ev içerisinde yaşayan köpeğin davranışlarını yalnızca hayvana bağlamak doğru bir değerlendirme olmayabilir. Ailenin iletişim biçimi, koyduğu sınırlar, günlük rutinleri ve köpeğe verdiği tepkiler de davranışların oluşumunda rol oynayabilir.
Bu nedenle Güneş, aileyi eğitim sürecinin dışında tutmak yerine doğrudan sürece dahil ediyor.
Köpeğin yaşam alanında çalışılması da bu yaklaşımın önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Güneş’in çalışmalarında insan psikolojisi önemli bir yer tutuyor.
Bilişsel davranışçı terapi, kabul ve kararlılık terapisi, duygu odaklı terapi ve aile danışmanlığı gibi psikoloji alanlarında eğitimler aldığını belirten Güneş, bu birikimin köpeklerle iletişim çalışmalarına farklı bir perspektif kazandırdığını ifade ediyor.
İnsanların kendi davranışlarını fark etmesiyle köpeğin davranışlarını anlamanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini savunan Güneş, insan-hayvan ilişkisini karşılıklı bir iletişim sistemi olarak değerlendiriyor.
Bu yaklaşım, köpeğin davranışını tek başına incelemek yerine insan, hayvan ve çevre arasındaki ilişkiye odaklanıyor.
Sait Emre Güneş’in çalışmalarında Türk Davranış Bilimi Protokolü, yani TDBP, önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.
Güneş’in geliştirdiğini belirttiği bu yaklaşımda köpeklerin davranışları; beden dili, çevresel uyaranlar, stres, öğrenme ve insanlarla kurulan bağ gibi farklı unsurlar üzerinden değerlendiriliyor.
Özellikle stresin davranış üzerindeki etkisine dikkat çeken Güneş, yoğun stres yaşayan bir köpeğin çevresindeki olayları farklı şekilde algılayabileceğini ve buna bağlı olarak farklı tepkiler verebileceğini ifade ediyor.
Bu nedenle davranışın görünen bölümünü değiştirmek yerine, davranışa yol açan koşulların araştırılmasını merkeze alıyor.
Sait Emre Güneş’in dikkat çeken yönlerinden biri de sosyal medya kullanımı.
Gerçek seanslardan görüntüleri takipçileriyle paylaşan Güneş, köpeklerin davranışlarını kameranın karşısında yorumluyor.
Bu içeriklerde yalnızca sonucun değil, sürecin de görünür olması hedefleniyor.
Köpeğin bir davranıştan diğerine nasıl geçtiği, hangi uyaranlara tepki verdiği ve insanlarla kurduğu iletişim, paylaşılan videoların temel konuları arasında yer alıyor.
Bu içerikler zaman içerisinde Güneş’in sosyal medyada geniş bir takipçi kitlesine ulaşmasını sağladı. Kendine özgü görünümü ve anlatım biçimi de dijital dünyadaki profilinin dikkat çeken unsurları arasında bulunuyor.
Güneş’in sosyal medya görünürlüğü, takipçileri arasında çeşitli benzetmelerin yapılmasına da neden oluyor.
Dünyaca tanınan köpek davranış uzmanı Cesar Millan’a gönderme yapan “Türkiye’nin Cesar Millan’ı” ifadesi, Güneş için kullanılan tanımlamalardan biri.
Ancak Güneş, çalışmalarını kendi geliştirdiğini belirttiği Türk Davranış Bilimi Protokolü üzerinden anlatıyor ve köpek davranışlarını kendi yaklaşımı doğrultusunda ele alıyor.
Dijital iletişim, Güneş’in farklı ülkelerde yaşayan köpek sahiplerine ulaşmasına da imkan sağlıyor.
Almanya, Azerbaycan ve Amerika gibi ülkelerde yaşayan köpek sahiplerine çevrim içi eğitim verdiğini belirten Güneş, çalışmalarını Türkiye dışına taşımaya devam ediyor.
Ayrıca Cem Hakko, Nilperi Şahinkaya, Evrim Akın, İzzet Çapa ve Berkay Tulumbacı gibi tanınmış isimlerin de köpekleriyle ilgili süreçlerde Güneş’ten destek aldığı ifade ediliyor.
Güneş’in uzun vadeli hedefi, köpek davranışları alanındaki çalışmalarını daha sistematik bir yapıya taşımak.
Türk Davranış Bilimi Protokolü’nün akademik bir müfredat haline gelmesini hedeflediğini belirten Güneş, Anadolu’nun hayvanlarla kurduğu tarihsel bağın modern davranış bilimleriyle birlikte değerlendirilmesini amaçlıyor.
Bu hedef, onun çalışmalarının yalnızca bireysel köpek eğitimleriyle sınırlı kalmadığını gösteriyor.
Sait Emre Güneş’in ortaya koyduğu yaklaşımın temelinde ise tek bir düşünce var:
Köpeği değiştirmeye çalışmadan önce onu anlamak.
Çünkü bir köpeğin davranışını gerçekten değiştirebilmenin ilk adımının, o davranışın ardındaki hikâyeyi görebilmek olduğunu savunuyor.