Türkiye’de Nüfus Alarmı: Doğurganlık 1,48’e Düştü, Uzun Vadeli Seferberlik Başlıyor

Hanelerin yüzde 57’sinde hiç çocuk bulunmayan Türkiye’de, nüfus ve aile bir milli güvenlik meselesi haline geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2026-2035 dönemini kapsayan yılları “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak ilan etmesiyle nüfus politikalarında uzun dönemli ve kapsamlı stratejilerin devreye alınması için çalışmalar yoğunlaştı.

Türkiye’de Nüfus Alarmı: Doğurganlık 1,48’e Düştü, Uzun Vadeli Seferberlik Başlıyor
A+
A-

Türkiye’de Nüfus Alarmı: Doğurganlık 1,48’e Düştü, Uzun Vadeli Seferberlik Başlıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığındaki Nüfus Politikaları Kurulu ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, aileyi, nüfusu ve sosyal yapıyı birlikte ele alan uzun vadeli bir vizyonu hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda yürütülen çalışmaların bir genelgeyle yapısal çerçeveye kavuşturulması planlanırken, genelgenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 17 Şubat’ta tanıtılması öngörülüyor.

Türkiye’de doğurganlık hızının kritik eşik olan 2,1’in altına düşmesi, nüfus politikalarını acil bir gündem maddesi haline getirdi. Doğurganlık hızının 1,48’e gerilemesiyle birlikte mevcut eğilimlerin sürmesi halinde, Birleşmiş Milletler’in çok düşük senaryosuna göre Türkiye nüfusunun 2100 yılında 25 milyona kadar düşebileceği, TÜİK’in düşük senaryosuna göre ise 54 milyona gerileyebileceği öngörülüyor. Yaşlı nüfus oranındaki artışın ekonomi, çalışma hayatı, sosyal güvenlik sistemi ve bakım hizmetleri başta olmak üzere pek çok alanı doğrudan etkilemesi bekleniyor.

Bu tablo karşısında doğurganlığı ve aile kurmayı destekleyici politikalar Türkiye için hayati bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor. Geçen yıl “Aile Yılı” ilan edilmesine rağmen, nüfus meselesinin tek bir yıla sığdırılamayacağı vurgulanarak aileyi merkeze alan uygulamaların seferberlik anlayışıyla sürdürüleceği belirtiliyor. “Aile ve Nüfus On Yılı” çerçevesinde kadınların iş ve aile hayatını birlikte yürütebilmesini sağlayacak yeni çalışma modelleri gündemdeki yerini korurken, ülke genelinde kreş ağının genişletilmesi için çalışmaların hızlandırıldığı ifade ediliyor.

Öte yandan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı kapsamında, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri ile sağlık okuryazarlığına yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetleri yaygınlaştırılacak. Ebeveynlik ve iletişim becerileri alanlarında ailelere eğitimler verilirken, aile içi şiddet ve aile düzenine karşı işlenen suçlara ilişkin kapsamlı analiz çalışmaları da yapılacak.

Aile ve toplumu tehdit eden güncel risk faktörlerinin tespitine yönelik araştırmaların yanı sıra, TÜİK ve üniversitelerin desteğiyle evlilik ve çocuk sahibi olmaya dair algı, tutum ve deneyimleri ele alan geniş kapsamlı saha araştırmaları gerçekleştirilecek. Ayrıca aile ve çocuk dostu yapım ve dizilerin teşvik edilmesine yönelik desteklerin artırılması da planlanan adımlar arasında yer alıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.