İstanbul’un Fatih ilçesinde dünyaya gelen ve Karagümrük semtinde “Dayı” olarak tanınan Salih Nejat Kurtulmuş, 28 Şubat Cumartesi günü düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Sevenleri, mahalle dostları ve ailesi, Kurtulmuş’u son kez omuzlarında taşımanın hüznünü yaşadı.
Hayatı, mücadeleyle örülü bir hikayeydi. Genç yaşta Ülkü Ocakları’nda başlayan yolculuğu, 1990’lı yılların çalkantılı siyasi atmosferinde cezaevleriyle devam etti. Toplam 33 yılı bulan cezaevi süreci, onu sadece fiziksel olarak değil, ruhen de olgunlaştırdı. Başta Ulucanlar Cezaevi olmak üzere Mamak, Kandıra, Metris ve Silivri’de yaşadığı ağır tecrit ve mücadele, onun karakterini şekillendirdi.
Kurtulmuş, eski İstanbul kabadayı kültürünün son izlerini taşıyan bir isimdi. “Dayı” lakabıyla anılan, yardımsever ve koruyucu tavırlarıyla tanınan Kurtulmuş, Hüseyin Başak gibi eski kuşakların saygı duyduğu isimlerle birlikte anılırdı. Mahalle kültürüne olan bağlılığı ve adaleti savunan duruşu, onu sadece Karagümrük’ün değil, İstanbul’un da hafızasına kazıdı.

O, bir çocuk babası, ailelerine düşkün, çevresine sadık biriydi. Otomotiv sektöründe ticaret hayatına devam ederken, yardımseverliği ve vefasıyla tanındı. Milliyetçi kimliğini ve inancını her zaman korudu, Milliyetçi Hareket Partisi’ne olan bağlılığıyla da biliniyordu.
28 Şubat Cumartesi günü düzenlenen cenaze töreninde gözyaşları sel oldu, mahalleli onu son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Salih Nejat Kurtulmuş’un ardında bıraktığı yaşam, mücadeleyle, bağlılıkla ve sevgiyle örülü bir miras olarak hatırlanacak. Onu tanıyanlar, “Dayı”yı yalnızca bir isim değil; bir dönemin, bir kültürün ve dayanışmanın sembolü olarak yüreklerinde yaşayacak.