ABD-İran gerilimi Orta Doğu’da tırmanırken, İsrail basını Türkiye’nin bölgedeki kritik rolüne dikkat çekti. Maariv ve Haaretz, Ankara’nın kriz sürecinde öne çıkan bir aktör haline geldiğini yazdı. İşte detaylar…
İran-ABD Gerilimi Tırmanırken Ankara Devrede: Patlamalar Sonrası Gözler Tahran’da
Orta Doğu’da İran ile ABD arasında olası bir savaş ihtimali gündemdeki yerini korurken, İran’ın liman kenti Bender Abbas’ta meydana gelen patlama ve ülkenin farklı bölgelerinden gelen yeni patlama ihbarları dikkatleri Tahran’a çevirdi. Art arda yaşanan gelişmeler, bölgede tansiyonu daha da yükseltirken olayların arkasında dış müdahale, organize bir sabotaj ya da iç protestoların yeni bir aşaması olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Belirsizlik ortamı, kamuoyunda spekülasyonları artırdı.
İran-ABD hattındaki gerginlik sürerken, İsrailli Haaretz gazetesinin analizinde diplomasi trafiğine dikkat çekildi. Analize göre Suudi Arabistan, Katar, Umman ve Mısır’dan oluşan Arap bloğu, hem Washington hem de Tahran üzerinde müzakerelere dönülmesi için yoğun baskı uyguluyor. Bu süreçte en aktif arabuluculuk rolünü ise Türkiye’nin üstlendiği ifade ediliyor.
Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem ABD Başkanı Donald Trump hem de İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile düzenli temas halinde olduğuna vurgu yapıldı. Ayrıca Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İstanbul’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin İran’a yönelik herhangi bir askeri müdahaleye karşı olduğunu net bir şekilde dile getirdiği aktarıldı. Ankara’nın, İran-ABD görüşmelerinin tek başlık altında değil, “adım adım” ilerleyecek şekilde yapılandırılmasını önerdiği kaydedildi.
İsrailli Maariv gazetesi ise “Erdoğan devrede” başlığıyla yayımladığı haberinde, Türkiye’nin yürüttüğü yoğun diplomasinin askeri tırmanma riskine karşı “en uygun seçenek” olarak görüldüğünü yazdı. Haberde, Ankara’nın ABD ile İran arasında dolaylı bir iletişim kanalı kurarak bölgede yeni bir savaşın önüne geçmeyi ve müzakereleri yeniden başlatmayı hedeflediği belirtildi.
Öte yandan bölgedeki askeri ve teknik hareketlilik de dikkat çekiyor. ABD merkezli Planet Labs PBC tarafından kaydedilen uydu görüntüleri, İran’ın İsfahan ve Natanz’daki nükleer tesislerinde hasar gören iki binanın üzerine yeniden çatı inşa edildiğini ortaya koydu. Uzmanlara göre bu çalışmalar, kamuoyunda “12 Gün Savaşı” olarak anılan çatışmaların ardından tesislerde tespit edilen ilk ciddi hareketlilik olarak değerlendiriliyor ve hassas nükleer ekipmanların kurtarılmasına yönelik bir girişime işaret edebileceği belirtiliyor.
Gerilimi artıran bir diğer gelişme ise İran’ın Hürmüz Boğazı’nda tatbikat icra edeceğini denizcilere radyo anonslarıyla duyurması oldu. En dar noktasında yaklaşık 21 mil genişliğe sahip olan boğazdan her gün ortalama 100 gemi geçerken, dünya günlük petrol üretiminin yaklaşık yüzde 20’si bu güzergâh üzerinden taşınıyor.
ABD cephesinde ise askeri hazırlıklar sürüyor. Ocak ayının başından bu yana ABD medyasına konuşan yetkililer, İran’la gerilimin tırmanmasıyla birlikte hava ve deniz gücünün hızla Orta Doğu’ya yönlendirildiğini vurguluyor. Pentagon’un uçak gemisi taarruz grupları, gelişmiş savaş uçakları ve füze savunma sistemlerini bölgeye konuşlandırdığı, muhrip sayısının altıya çıktığı belirtiliyor. Bölgedeki bu askeri yığınak, diplomasi trafiğine rağmen gerilimin henüz düşmediğini gösteriyor.